Büşra NALÇAKAN

Fizyoterapist

Hastalarımı sadece onların ağrılarına ya da şikayetlerine odaklanan bir bakış açısıyla değil bir bütün olarak yani kas, iskelet, sinir sistemindeki bozukluğa ek olarak psikososyal faktörlerini, duygu ve düşüncelerini de göz önünde bulundurarak tedavi ediyorum.

Çocukluğumdan beri hep sağlık alanında çalışmak istemiştim. Üniversite tercihimde aslında sadece bu isteğime uyduğu için fizyoterapist olmaya karar verdim. Daha sonra gerek okurken gerek çalışırken bu mesleğin beni mutlu edecek destekleyecek pek çok yanını keşfettim. Bazen küçücük bir çocukla bazen bir yaşlıyla çalıştım. Hepsinden ayrı ayrı şeyler öğrendim. O kadar güzel bir iş yapıyoruz ki hem iyileşiyoruz hem iyileştiriyoruz. 

Kendimi bildim bileli hep insanlara iyi gelme çabam var. Bunu bazen konuşarak bazen küçücük bir hediye alarak bazen de sadece karşımdakini gülümsetip enerjisini yükselterek yapıyorum. Neden sürekli iyi gelmeye çalıştığımı düşündüğümde bunun beni bu hayatta besleyen en önemli şey olduğunu fark ettim.

1 yıl önce Ankara’ya taşındım. Burada yaşamak benim için yepyeni, heyecanlı ama bir o kadar da zorlu bir hayat deneyimi oluyor. Mesela ilk kez kendi başıma yemek pişirdim. Bu durum klinikte çok dalga konusu oldu. Ama neyseki artık yemeklerimi onlar da yiyebiliyorlar☺  Aslında Ankara’ya bir hayalimi gerçekleştirmek için taşındım çok sevdiğim ve yanlarında staj yaparken hem mesleki hem de insani taraflarına hayran kaldığım iki hocamla birlikte çalışmak için geldim. İyi ki de gelmişim bu mesleğin benim tarafımda eksik kalan yanlarını tamamlayabilmem için hem hoca olarak tecrübelerini hem de beni destekleyip cesaretlendiren dost taraflarını hiç esirgemediler. Kendilerine ayrı ayrı minnettarım. 

Biz ekibimizden bahsederken hep Fizyoritim Ailesi diyoruz. Bu sadece sözde kalmıyor bazen zor günlerde bazen gülüp eğlendiğimiz güzel günlerde birbirimize destek oluyoruz. Hastalarımız ve tedavilerimiz konusunda destekleyici ve geliştirici yönde birbirimizi motive ediyoruz. Ekip olarak  gelişme çabamız beni ayrıca motive ediyor.

Hastalarımı sadece onların ağrılarına ya da şikayetlerine odaklanan bir bakış açısıyla değil bir bütün olarak yani kas, iskelet, sinir sistemindeki bozukluğa ek olarak psikososyal faktörlerini, duygu ve düşüncelerini de göz önünde bulundurarak tedavi ediyorum.

Yaptığım tedavilerin bilimsel olarak desteklenmesi benim için en önemli unsur. Bu sebeple hem  araştırıp öğrenmemi sağlayan hem de asistanlık yapıp diğer meslektaşlarıma bir şeyler katmaya çalıştığım Diferansiyel Diagnozis Manuel Terapi konsepti ile kendimi sürekli yenilemeye ve geliştirmeye çalışmaktayım.

Şifanın fizyolojik ve mental olarak bir bütün olduğuna inanıyorum ve insanların bu yöndeki farkındalıklarını arttırmayı amaçlıyorum. İyileşme yolculuğunda rehberlik etme fırsatı bulduğum herkese faydalı olabilmek dileğiyle…