Manüel Terapi Güvenli Midir?

Çok! Manüel terapi ilaç, makine vb. kullanımını gerektirmeyen ve herhangi bir yan etkisi bulunmayan güvenilir bir tedavi yöntemidir. Bu gün cerrahi müdahaleler yapılırken yüksek risk bulunmaktadır. Kronik rahatsızlıkları olanlar anesteziyi kaldıramayabilir ve ameliyatın seyri değişebilir. Ayrıca ameliyat durumunda iyileşme süreci de çok uzun olmakta ve pek çok doktor ameliyat sonrasında yine fizik tedavi önermektedir. Tendon, eklem ve bağlarda ağrının kesilmesi ve iyileşmenin kolay hale gelmesi amacı ile fizyoterapistler tarafından uygun teknikler kullanılmaktadır.

Fizyoterapistler sorunlu bölgenin yetenek ve sınırlarını anlarlar. Elle yapılan bir tedavi olan manipülasyon sonrası ilk seanstan başlayarak hastalarda ciddi bir rahatlama ve iyileşme gözlenmektedir. Manus Latince el anlamına gelmektedir. Elle yapılan tedavilerin geçmişi ise Hipokrat’a dayanmaktadır. Ancak manüel tıp 19. yüzyılda yerini adeta kırıkçı ve çıkıkçılara bırakmıştır. İşin ehli olmayan, eğitim almamış kişiler tarafından bilinçsizce yapılan uygulamalar pek çok rahatsızlığın daha da artmasına sebep olmuştur.

Şifa dağıtmak adına yapılan bu tedaviler tıptan tamamen uzaktır. Ancak manüel terapi dayanağını tıptan alır ve fizyoterapistler de alanında eğitim almış kişilerdir. Vücutta kendi kendini iyileştiren mekanizmalar vardır. Bası yolu ile bu mekanizmalar hareket edebilir. İşte manipülasyon tam da bunu savunmaktadır. Zaten uygulayıcılar da anatomi, fizik tedavi bilgisi olan kişilerdir.

Eklem ve kaslar insan vücudunda birbiri ile etkileşim halinde çalışır. Bunları birbirine bağlayan bağ dokuları ise denge açısından büyük önem taşımaktadır. Eklemlerdeki denge çeşitli sebeplerden dolayı bozulmaktadır. Bu durumda da hastalarda hareket kaybı ya da kısıtlamalar meydana gelmektedir. Normal fizyolojik içinde çalışmayan bu eklemler çeşitli sebeplerden dolayı bu hale gelmiş olsa da manüel terapi ile ilk haline dönebilmektedir. El ile uygulanan mobilizasyon ve manipülasyon teknikleri ile hastaların fayda görme oranı çok yüksek olmaktadır.

Dengeli olmayan kırıklarda, kemik tümörleri, ileri derecedeki rahatsızlıklarda, kanama bozuklukları gibi ciddi rahatsızlıklarda ise bu tekniklerin kullanılmaması gerekir. Geniş bir kullanım alanı olan bu tedavi yönteminin yan etkisi bulunmamakla birlikte, her yaştan ve kronik rahatsızlıkları olan hastalar için de uygundur.

Kaan AKIN

Hastalarımla ayrı bir iletişimimiz var, aile gibiyiz. Tedavi yöntemlerimi uygulamadan önce hastalarımı dinler, onları analiz ederek ihtiyaçlarını tespit eder ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda bir tedavi programı hazırlarım. Tedavi sırasında uyguladığım metodlar tamamen bilime dayalı, başarısı kanıtlanmış metodlardır. Onların bana söylediği her cümleyi dikkatle dinleyip, spesifik ve aspesifik olarak ayrıştırır sonra da spesifik olan belirtiler ve bulgular ışığında bir tedavi planı hazırlarım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir